Buzul Zirvesinde Akdenizliler

İklim

Modern insanlar Avrupa’ya MÖ 35.000 civarında girmişlerdir. … dünya soğuktu. Modern insanların Afrika'yı terk ettiği sırada hava sıcaklıkları alabildiğine düşmeye başlamıştı ve 20 bin yıl kadar önce son Buzul Çağı dondurucu doruğuna varmıştı. Ortalama sıcaklıklar yakın geçmiştekilerin 10 C altındaydı. Bu akıllara durgunluk veren bir fark yarattı. Kuzey Asya, Avrupa ve Amerika'yı kilometre kalınlığında buzullar kaplayarak o kadar çok suyu hapsetti ki, deniz seviyesi bugün olduğundan 91 m alçaldı. Afrika'dan İngiltere'ye, Avustralya'ya veya Amerika'ya denizi bile görmeden yürüyebilirdiniz. [i]

Son buzul çağının en şiddetli soğukları, kabaca GÖ 21.000-17.000 yılları arasında yaşandı. Buzullaşmaların etkisi özellikle Avrupa'nın kuzeyinde şiddetli bir şekilde hissedilir... Öyle ki; tundra iklimi (donmuş toprak) Fransa'nın güneyine kadar uzanmış ve kuzeydeki dağlık alanları etkisi altına almıştır. Bu dönemde Avrupa'nın kuzeyindeki ana buzul örtüsünün sadece güneyindeki topraklarda çok az bitki yetiştiği tespit edilmiştir. [ii]

Son buzul doruğunun soğuk iklim koşullarının en şiddetli yaşandığı zamanlarda İngiltere'nin çoğu kesimi, Fransa'nın ve Hollanda'nın kuzeyi ve Almanya ile Polonya'nın doğu bölgeleri insanlar için yaşanabilecek alanlar olmaktan çıkmıştır. Sadece Fransa'nın güneybatısı ve Pireneler'in alçak yamaçlarının insan yaşamı açısından bu bölgelere nazaran daha uygun koşullara sahip olduğu görülmektedir. Akdeniz Bölgesi'nde ise genellikle kurak ve yarı-çöl ikliminin egemen olduğu görülür. Son buzul doruğunda bu bölgedeki ormanlık alanlar, kıyısal alanlar dışında oldukça azdır.

20.000 yıl kadar önce, son buzul çağının zirvesinde, Britanya'nın tamamı dahil olmak üzere Kuzey Avrupa'nın büyük bölümü, yüzlerce metre kalınlığında devasa bir buz tabakasıyla kaplıydı. Güneye, neredeyse Akdeniz'e kadar, korunaklı vadilerde az sayıda ağacın bulunduğu geniş bir bozkır otlakları kuşağı uzanıyordu. Bu bozkır bugün Sibirya'da bulunandan çok daha güneyde olduğu için iklimi daha yumuşaktı (yaz sıcaklıkları 10"C civarında ve kışın neredeyse donma noktasındaydı).[iii]

Devasa buz tabakaları Kuzeybatı Avrupa'nın büyük bir kısmına kadar yayılmıştı ve ağaçsız tundralar ile soğuk bozkırlar neredeyse Akdeniz'e kadar uzanıyordu. [iv]

Batı Avrupa’da günümüzde insanların sıcak yaz günlerinde güneşlenip denize girdikleri kumla kaplı sahillerde, o dönemde yazın en sıcak zamanlarında bile buz kütleleri yüzüyordu.[v]

Son Buzul Zirvesinde Akdenizliler

Avrupa’da yaşayan insanların bir bölümü son buzul maksimumu sırasında Avrupa’nın güneydeki bölgelere çekildi. Buzullar daha da genişledi. İnsanların çoğu, İber Yarımadası, İtalya ve Balkanlar’a sıkışıp kaldılar. İklim yeniden değişmeye başladığında onlar da yeniden kuzeye doğru hareket ettiler ve Avrupa’nın içlerine yayılmaya başladılar. [vi]

26-22 bin yıl önce Avrupa’da iki farklı kültür yayıldığı görüldü. Bunlardan birisi Gravettian, diğeri Solutrean adı verilen kültürlerdi. Solutrean başlangıçta Prenelerin iki yakasında yayıldı. Ama 22 bin yıl önce, Son Buzul Doruğunda İspanya’nın kuzeyine doğru çekildi. Magdalenian kültürü, bu kültürün, buzul çağının sonuna doğru tüm Avrupa’ya yayılmasını ifade etmek için kullanılır.[vii]

[viii]

LGM Sonunda Akdenizliler

Yaklaşık 16.000 yıl önce dünyanın iklimi Buz Devri şartlarını terketmeye başladı. Buna bağlı olarak da insan nüfusu heryerde gözle görülür bir şekilde arttı. 15 binyıl önce güney Almanya, kuzey Fransa ve Danimarka hatta İngiltere’ye yerleşilmeye başlandı. [ix]

Buzul Çağı'nın büyük bölümünde Kuzey İspanya ve Güney Fransa mükemmel av alanlarıydı; rengeyiği sürüleri yazlık otlaklarından kışlık otlaklarına buradan geçiyordu ve mevsim değiştikçe bu hareket tekrarlanıyordu. Fakat hava sıcaklıkları yaklaşık 15 bin yıl önce yükselmeye başladığı zaman rengeyikleri kışın bu kadar güneye göç etmeyi bıraktı ve avcılar onların peşinden kuzeye doğru yöneldiler. [x]

[xi]

17 bin yıl önce, bu insanların bir kısmı daha önce yerleşilmemiş bölgelere doğru hareket ettiler. 16 bin yıl önce Belçika ve Almanya’nın güneyi ve Fransa’nın güneyine yerleşilmişti. 2 binyıl sonra da İngiltere’ye geçildi. [xii]

Genetik

Ierkek işaretçisinin 30 bin yıl kadar önce Avrupa'ya girdiğini görmüştük. Zaman içinde onun da alt kolları oluştu.

I1 kolunın 20 bin yıl kadar önce oluştuğu hesaplanıyor. Kuzeydeki buzulların erimeye başlaması ile birlikte bölgeye ilk yerleşenler oldular. Genellikle kuzey Avrupa'da görülüyor. İskandinavya’da %35’e kadar çıkıyor. İskandinavya bölgesine ilk yerleşimler, buzul çağının sonunda 13 bin yıl kadar önce gerçekleşebildi. Orta Avrupa’ya ise daha erken gelmiş olabilirler.[xiii]

 
I1a ve I1c yayılması[xiv]

Germen kabilelerinin yayılması ile birlikte yayılmış görünüyorlar.  Ama bu Germenlerin en baştan beri I1 işaretçisi taşıdığı anlamına gelmemeli. Hint-Avrupa dili konuşan germenlerin Avrupa’ya yerleşmeleri oldukça yenidir. Muhtemelen, yerleştikleri bölgelerde, I1 işaretçisine sahip yerli Avrupa nüfusu fazlaydı. Zamanla kaynaştılar ve onlarla birlikte yayıldılar.


I1erkek İşaretçisinin Avrupa’da Dağılımı[xv]

I2 kolunun orta ve güneydoğu Avrupa'da daha yoğun. Balkanlar görülme sıklığı birçok bölgelerde %30’un üzerine çıkıyor.


I2a Yayılması[xvi]


I2a1’in Avrupa Dağılımı[xvii]

Sanat

MÖ 12.000’den sonra mağara resimleri artık görülmez. MÖ 11.000’den itibaren de Buzul Çağı sona ermeye başlar. [xviii]

Mağara resimleri neden MÖ 11.500'den sonra, kuzeye çekilmekte olan rengeyiğinin peşindeki avcılarla birlikte Avrupa'nın kuzeyine ilerlemedi? Büyük olasılıkla Kuzey Avrupalı avcıların resim yapacakları böyle elverişli mağaraları olmadığı için. Kuzey İspanya ve Güney Fransa'da çok sayıda derin kireçtaşı mağaralar bulunur; Kuzey Avrupa'da ise bunlar çok daha azdır. 20 bin yıl boyunca rüzgâr, güneş ve yağmura maruz kalan sanat eserlerinden pek az iz kaldı. Ancak "pek az iz" ile "hiçbir iz" aynı şey değildir ve şansımızın döndüğü zamanlar da oluyor. Namibya'daki Apollo 11 Mağarası'nda, gergedan ve zebra resimleri yapılmış taş dilimleri duvardan sıyrılmış, zemine düşmüş ve 19- 26 bin yıl öncesi oluşan katmanlar altında muhafaza edilmiştir; bazı Avustralya örnekleri daha bile eskidir. Carpenter's Gap'deki bir mağara duvarının resimli kısmı 40 bin yıl öncesine aittir. [xix]

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Batı Avrupa’da resimlenmiş mağaralar[xx]

 

Lascaux 17-19 bin yıl önceye tarihleniyor. Son buzul zirvesi devam ediyordu ve Avrupa’daki insanların çoğu güney bölgelere çekilmişlerdi. [xxi]

Altamira mağarası ise 14.8-13.1 bin yıl önceye tarihlenir. [xxii]

 

Dipnotlar

[i] Dünyaya Neden Batı Hükmediyor, Ian Morris

[ii] Son buzul Çağı ve Holosen Başlangıcında Anadolu ve Balkanlar. Murat Karakoç. Midas: 2015

[iii] Dünya Tarihi, Clive Ponting

[iv] Dünya Tarihi, Clive Ponting

[v] Dünya’nın Kısa Tarihi, Geoffrey Blainey

[vi] Deep Ancestery. Spencer Wells. National Geographic: 2007

[vii] The Origins of the British. Stephen Oppenheimer. Robinson:2012

[viii] http://www.anthropark.wz.cz/magdal.htm

[ix] After Eden. Kirkpatric Sale. Duke University Press: 2006

[x] Dünyaya Neden Batı Hükmediyor, Ian Morris

[xi] Deep Ancestery. Spencer Wells. National Geographic: 2007

[xii] Cro-Magnon.    Brian Fagan. Bloomsbury Press: 2010

[xiii] http://www.eupedia.com/europe/Haplogroup_I1_Y-DNA.shtml

[xiv]https://genographic.nationalgeographic.com/

[xv] http://www.eupedia.com/europe/Haplogroup_I1_Y-DNA.shtml

[xvi]https://genographic.nationalgeographic.com/

[xvii]http:// www.eupedia.com%2Feurope%2FHaplogroup_I2_Y-DNA.shtml

[xviii] People of The Earth, Brain M. Fagan. Pearson Prentice Hall:2007

[xix] Dünyaya Neden Batı Hükmediyor, Ian Morris

[xx] Image of The Past, T. Douglas Price, 6. Baskı

[xxi] Cro-Magnon.   Brian Fagan. Bloomsbury Press: 2010

[xxii] Cro-Magnon. Brian Fagan. Bloomsbury Press: 2010