Son Buzul Çağında İklim ve

Dünyanın Görünümü

Son Buzul Çağı

Buzul çağları aralıklarla devam etti. Son buzul çağı 130.000 yıl önce başladı ve yaklaşık 15.000 yıl önceye kadar sürdü.

Son iki milyon yıldır yeryüzünün iklimi yoğun soğuk hava ile daha iyi havalar arasında gidip geldi… Kabaca 130.000 yıl önce, soğuk geri geldi ve MÖ 18.000'e kadar işler iyice kötü gitti.


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Soğuk dönemlerde buzulların maksimum yayılımı[i]

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Deniz Seviyesi[ii]

 

Soğuk dönemlerde daha fazla su buzullarda tutulduğundan deniz seviyesi düşüyor ve karalar arasında bugün olmayan bağlantılar ortaya çıkıyordu.

Buzul çağının zirvesi, buz tabakalarındaki donmuş su miktarının deniz suyu seviyesini bugünkü seviyenin yaklaşık 198 metre altına düşürmeye yeterli olduğu, yaklaşık 525.000 sene önce meydana gelmişti. 180.000-128.000 yıl önce, iklimin bugünkünden sıcak olduğu kısa bir dönemin takip ettiği başka bir büyük buzul çağı oldu. 113.000 yıl öncesinden itibaren buz tabakaları tekrar yayıldı ve 73.000 yıl kadar önce doruğuna ulaştı. Bunu, iklimin süratle bozulmasından ve 30.000-18.000 yıl önce son buzul çağının zirvesine ulaşmasından önce, soğuk ama değişken ısılar dönemi takip etti.[iii]

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Buzul Çağında Karalar Arası Bağlantılar[iv]

 

Buzul Çağında Dünyanın Görünümü ve İnsanlar

Buzul çağında, dünyanın her yerinde sıcaklıklar bugüne göre çok daha azdı. İnsanlar, yalnızca tropik ve ılıman bölgelerde yaşıyorlardı. Yerkürenin soğuk bölgelerinde insan yaşamı yoktu. [v]

 

İçinde yaşadığımız doğal çevre, sürekli değişmiş ve halen de değişmektedir. Orta eğitimden gelen bir yanlış algılama ile taş devri olarak adlandırılan dönmeler, buzul çağı ile özleştirilir. İlk insanların karlar, buzlar içinde varlığını sürdürdüğü gibi yanlış bir tablo çizilir… Bugün dünyada hangi iklim türleri, hangi iklim bölgeleri varsa, en soğuk ya da en sıcak dönmelerde de dünyada bu iklim çeşitlilikleri vardır. Ancak bunların yerleri ve etkiledikleri alanın büyüklüğü değişmiştir. Buzul dönemi dediğimiz en soğuk zamanda bile dünyanın her yeri buzlarla kaplı değildi. Kutup kuşağı bugüne göre biraz daha güneye kaymıştı. Ancak bunun altında yine bir Akdeniz iklim kuşağı, yine bir çöl kuşağı, yine bir tropikal kuşak vardır; sadece bunların alanları daha dardır.[vi]

 

Afrika

Buzul çağının bütün şiddetiyle devam ettiği bir dönemde,  ilk insanlar Afrika’da, bugünkü Etiyopya- Somali bölgesinde yaşamaya başladılar. Afrika onlardan sonra çocuklarına da binlerce yıl ev sahipliği yapmış görünüyor. Bugün yaşam için zor koşullara sahip olan bölge, o zamanlar yaşam için muhtemelen en uygun şartları sağlıyordu.

 

Avrupa

Devasa buz tabakaları Kuzeybatı Avrupa'nın büyük bir kısmına kadar yayılmıştı ve ağaçsız tundralar ile soğuk bozkırlar neredeyse Akdeniz'e kadar uzanıyordu. [viii]

 

Bu zaman boyunca neredeyse iki kilometre kalınlığındaki bir buzul başlığı bütün İskandinavya'yı örtüyordu. Hatta havanın iyice soğuduğu, buzulların azami büyüklüğe ulaştığı dönemlerde bu buzul daha da genişleyerek Almanya ve Rusya'yı da örtüyor. Kuzey Denizinden geçip Britanya Adaları'ndaki daha küçük buzul başlığıyla birleşiyordu. Bu muazzam yapıda -bir de Kuzey Amerika'daki daha da muazzam kuzeyinde- hapsolan su miktarı deniz seviyesinin 100 metreden fazla aşağı inmesine yol açıyordu.[ix]

 

Batı Avrupa'da günümüzde insanların sıcak yaz günlerinde güneşlenip denize girdikleri kumla kaplı sahillerde, o dönemde yazın en sıcak zamanlarında bile buz kütleleri yüzüyordu. Bugünkü sahiller kıyıdan çok uzak yerlerdi.[x]

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Buzul Çağının Zirvesinde Avrupa[vii]

Buzul çağında yaşam zordu.  Avrupa'nın büyük bir kısmında sert bir iklim hüküm sürüyordu.  Kuzeyi, kenarları bugünkü Kuzey Almanya ovasına kadar uzanan kalın bir buz tabakası örtüyordu.  Nehirler de buzul çağının koşullarından dolayı değişti. Önlerine buzullar çıktığında yataklarını değiştirmek zorunda kaldılar. Binlerce yıl süren buzlanmanın doruk noktalarında Avrupa'daki nehirlerin çoğu dere haline geldi.  Öncelikle neredeyse hiç yağmur olmadığı için,  ikinci olarak yaz aylarında sadece çok az miktarda buzul eridiği için ve üçüncü olarak,  buzlanmamış bölgeler, metrelerce toprağın altına inen sürekli bir donmuş tabakaya sahip olduğu için, su seviyeleri oldukça düşmüş olmalıdır.  Yeraltı sulan artık akmıyordu ve yeraltı sularını besleyen kaynaklar tükeniyordu.  Toprağın sürekli donmuş kalmasından dolayı buzullardan da çok az miktarda, bugün olduğundan daha az su geliyordu. Kış aylarında sadece ince bir kar tabakası vardı veya hiç kar yoktu, çünkü soğuk havanın oluşturduğu yüksek basınç alanları, yağış taşıyan hava kitlelerinin geçmesine izin vermiyordu.[xi]

 

20.000 yıl kadar önce, son buzul çağının zirvesinde, Britanya'nın tamamı dahil olmak üzere Kuzey Avrupa'nın büyük bölümü, yüzlerce metre kalınlığında devasa bir buz tabakasıyla kaplıydı. Güneye, neredeyse Akdeniz'e kadar, korunaklı vadilerde az sayıda ağacın bulunduğu geniş bir bozkır otlakları kuşağı uzanıyordu. Bu bozkır bugün Sibirya'da bulunandan çok daha güneyde olduğu için iklimi daha yumuşaktı (yaz sıcaklıkları 10"C civarında ve kışın neredeyse donma noktasındaydı).[xii]

 

… devasa buz tabakaları Kuzeybatı Avrupa'nın büyük bir kısmına kadar yayılmıştı ve ağaçsız tundralar ile soğuk bozkırlar neredeyse Akdeniz'e kadar uzanıyordu. Deniz seviyesi bugünkünün 130 metre altındaydı. Güneybatı Asya'nın kıta sahanlığı açıktaydı ve Bering Boğazı kuru topraktı. Yaklaşık MÖ 11.000'de iklim önemli ölçüde ısınmaya başladı ve buz tabakaları süratle geri çekildi; MÖ 8500'den sonraki 1000 yıl içinde deniz seviyesi 27 metreden fazla yükseldi. Baltık ve Kuzey Denizleri oluştu ve MÖ 6000 civarında Britanya bir ada haline geldi.[xiii]

 

MÖ 45.000 civarında Avrupa nüfusu muhtemelen yaklaşık 5.000 kişi civarında olmalı. Ama buzul çağı boyunca bu küçücük nüfusu kaybolmadı, yavaş ve aşamalı bir şekilde büyüdü.[xiv]

 

Asya

Buzul Dönemi’nde, günümüzden 18 bin yıl kadar önce dünya deniz seviyesi bugüne göre 120 m. kadar daha alçaktı. Ege adalarının Anadolu ile birleşmiş, Çanakkale ve Marmara Boğazları kara haline dönüştüğünden Marmara Denizi göl halindedir. Boğazlar olmadığı için beslenme akarsulara bağlı ve yağış kar olarak kalıp erimediğinden Karadeniz, soğuk ve tatlı su gölüne dönüşmüş, zaman zaman Hazar gölü ve Aral Gölü’yle birleşmiştir. Bu dönemde Anadolu yarım adasını düşündüğümüz zaman Çukurova gibi büyük delta ovalarının olmadığını ve Anadolu’yu sert, kurak, karasal bir iklim tipi ile düşünmemiz gerekir.[xv]

 

Karadeniz, Akdeniz’e bağlantısı olmayan derin bir göldü.[xvi]

 

Hızlı yükselmenin bir etkisi, Körfez bölgesi ve Güney Mezopotamya’daki antik yerleşim kanıtlarının kalın tortu katmanları altında gömülü kalmasıdır.  Bugün kum çölleri ve kurak bölgelerle kaplı olarak izlediğimiz Arabistan yöresinde geçmişte, sık ve geniş ormanların, büyük ırmakların bulunduğu, iklim şartlarının da insanların üreyip çoğalmasına elverişli olduğu bilinmektedir.[xvii]

 

Hızlı yükselmenin bir etkisi, Körfez bölgesi ve Güney Mezopotamya’daki antik yerleşim kanıtlarının kalın tortu katmanları altında gömülü kalmasıdır.  Bugün kum çölleri ve kurak bölgelerle kaplı olarak izlediğimiz Arabistan yöresinde geçmişte, sık ve geniş ormanların, büyük ırmakların bulunduğu, iklim şartlarının da insanların üreyip çoğalmasına elverişli olduğu bilinmektedir.[xviii]

 

Amerika

Bugünkü Kanada’nın neredeyse tamamı buzulların altındaydı. ABD’nin bugün nüfusunun yaklaşık yarısını barındıran büyük bir bölümü hiç erimeyen buzların altındaydı. Hiç kar yağmayan Orta Amerika’da sık sık kar yağardı. [xix]

 

G.Doğu asya ve Okyanusya

O dönemde Java, bir ada değil, Asya kıtasının bir parçasıydı.[xx]

 

 

 

Dipnotlar

[i]Image of The Past, T. Douglas Price, 6. Baskı

[ii]Climate Change in Prehistory. W. Burroughs. Cambridge Univ.Press: 2005

[iii] Dünya Tarihi, Clive Ponting

[iv] Connections: A World History, Edward H. Judge

[v] Dünya’nın Kısa Tarihi, Geoffrey Blainey

[vi]Prof. Dr. Recep Yıldırım, Uygarlık Tarihine Giriş

[vii]Climate Change in Prehistory. W. Burroughs. Cambridge Univ.Press: 2005

[viii] Dünya Tarihi, Clive Ponting

[ix] İlk Çağ Tarih Atlası, Coin McEvedy

[x] Dünyanın Kısa Tarihi, Geoffrey Blainey

[xi] İnsanın Evrimi. Josef H. Reichholf. Say:2014

[xii] Dünya Tarihi, Clive Ponting

[xiii] Dünya Tarihi, Clive Ponting

[xiv] Climate Change and the Course of Global History. John L. Brooke Cambridge University ress: 2014

[xv]Prof. Dr. Recep Yıldırım, Uygarlık Tarihine Giriş

[xvi] Dünya’nın Kısa Tarihi, Geoffrey Blainey

[xvii] Neşet Çağatay, İslam Dönemine dek Arap Tarihi, 1989’dan nakil; Ahmet Musaoğlu, Yaratılışın Altı Günü

[xviii] Neşet Çağatay, İslam Dönemine dek Arap Tarihi, 1989’dan nakil; Ahmet Musaoğlu, Yaratılışın Altı Günü, 2002, sayfa 312

[xix] Dünya’nın Kısa Tarihi, Geoffrey Blainey

[xx] Dünya’nın Kısa Tarihi, Geoffrey Blainey