Son Buzul Doruğu (LGM) 

70.000 ile 35.000 yıl ön­ceki nispeten sıcak bir dönem sonrası, yaklaşık 35.000 yıl önce güneye doğru son büyük ilerleyişine başladı.[1]

Son buzul zirvesi 25-18 bin yıl önce yaşandı. 21 bin yıl önce, sıcaklıklar bugünkünden 20 C daha düşüktü. Fakat en büyük değişiklik, aynı zamanda yaşanan kuraklıktı. Kuraklık, ağaçların yetişmesi için uygun değildi. Birçok bölgede ormanlık alanlar bozkırlara dönüştü. [2]

18 bin yıl önce dünyanın birçok bölgesi yaşanmaz hale geldi. [3]

[4]

Buzullaşmaların etkisi özellikle Avrupa'nın kuzeyinde şiddetli bir şekilde hissedilir. Genişleyen buzul yaygısının Alplerin kuzeyini ve Pireneler'in çoğu bölgesini ve özellikle de yüksek alanları bir kutup çölü haline getirdiği görülmektedir. Öyle ki; tundra iklimi (donmuş toprak) Fransa'nın güneyine kadar uzanmış ve kuzeydeki dağlık alanları etkisi altına almıştır. Bu dönemde Avrupa'nın kuzeyindeki ana buzul örtüsünün sadece güneyindeki topraklarda çok az bitki yetiştiği tespit edilmiştir.[5]

Son buzul doruğunun soğuk iklim koşullarının en şiddetli yaşandığı zamanlarda İngiltere'nin çoğu kesimi, Fransa'nın ve Hollanda'nın kuzeyi ve Almanya ile Polonya'nın doğu bölgeleri insanlar için yaşanabilecek alanlar olmaktan çıkmıştır. Sadece Fransa'nın güneybatısındaki Dordogne Bölgesi ve Pireneler'in 'Z alçak yamaçlarının insan yaşamı açısından bu bölgelere nazaran daha uygun koşullara sahip olduğu görülmektedir. Akdeniz Bölgesi'nde ise genellikle kurak ve yarı-çöl ikliminin egemen olduğu görülür. Son buzul doruğunda bu bölgedeki ormanlık alanlar, kıyısal alanlar dışında oldukça azdır.

Buz cephesi boyundaki tundra ve park-tundrası Güneybatı Avrupa’dan Kuzeydoğu Asya’ya ve Alaska iç­lerine kadar uzanan muazzam bir step bölgesine açılmaktaydı. Guthrie (1990) bu alana hem muazzam boyutları hem de en önde gelen meme­li sakinleri yüzünden uygun bir isim olan “mamut stepleri” adım ver­miştir. Bu bölge bugünkünden 10-20" düşük olan ortalama Ocak ayı de­receleriyle ters ve soğuktu. Hayvan nüfuslarıysa insanların zor koşulla­ra rağmen bu ortamda hayatta kalabileceği anlamına da gelecek şekilde yüksekti.[6]

Kuzey Yarımküre buz tabakalarının kalınlığı şaşırtıcıydı çünkü bazı serlerde 2.500 metreye erişiyordu… Geri çekilen buz kitlesi, daha da ilginç so­nuçlar üretmiştir. Muazzam eriyik selleri buz cephesini kaldırmış ve en sakın okyanusun yolunu bulmaya çalışmıştır. Geri çekilen buzuldan, buzul çevresi arazisinde binlerce yıl donuk kalan ve sonraki çökeltiler­le kaplanan buz blokları bırakılmıştır. Sonunda bunlar eriyince suyla dolu ve Kuzey Amerika’nın kuzeyindeki ve Avrupa’daki göllerin birço­ğunu oluşturan çukurlar kalmıştır. [7]

18 bin yıl kadar önce dünya deniz seviyesi bugüne göre 120 m. Kadar daha alçaktı. Ege adalarının Anadolu ile birleşmiş, Çanakkale ve Marmara Boğazları kara haline dönüştüğünden Marmara Denizi göl halindedir. Boğazlar olmadığı için beslenme akarsulara bağlı ve yağış kar olarak kalıp erimediğinden Karadeniz, soğuk ve tatlı su gölüne dönüşmüş, zaman zaman Hazar gölü ve Aral Gölü’yle birleşmiştir. Bu dönemde Anadolu yarım adasını düşündüğümüz zaman Çukurova gibi büyük delta ovalarının olmadığını ve Anadolu’yu sert, kurak, karasal bir iklim tipi ile düşünmemiz gerekir.[8]

Azami buzul sınırı süresince buzul çevresi bölgesi, büyük ölçü­de kuru oluşu ve Batı Avrupa’dan büyük miktarda toprak getirip bunu Doğu Avrupa ve Orta Asya’da lös şeklinde çökelten güçlü rüzgârlar yüzünden muhtemelen çok konuksever değildi. Öte yandan buz taba­kası geri çekilmeye başlarken rüzgârlar azalmış ve eriyen buz çok daha fazla nemle, neticede daha verimli bir ortamla sonuçlanmış olmalıdır. Buz cepheleri kendi merkez bölgelerine doğru çekildikçe buzul çevresi bölgesini kısa çalılar ve cüce ağaçlar kolonileştirmeye başladı. Rengeyiği gibi göçebe hayvan sürüleri, buz tabakalarının yaklaşık 20.000 yıl önce başlayan çekilmesine (ve periyodik küçük çaplı ilerlemelere) uyumlu olarak ortamlarına intibak eltiler; insanlar da buzul çevresi ste­rimde hayvanları izlediler.[9]

18 bin yıl önce buzullar geri çekilmeye başladı ve çekilme 9 bin yıl önceye kadar devam etti. [10]

Son Buzul Doruğu buzullarının erimesi yak­laşık MÖ 12.600'lerden itibaren deniz seviyelerinde yükselmeler başlamıştır. … Ancak tam buzul koşulları sona erip Holosen iklim koşulları hakim olmaya başlamışken MÖ yaklaşık 11 binde buzul koşullarına yakın bir iklim değişikliği meydana gelmiştir. Hemen hemen 1000 yıldan fazla bir süre etkisini devam ettiren bu soğuk evre Younger Dryas (Genç Dryas) olarak bilinmektedir

 

 

 

 

Dipnotlar

[1]İnsan Toplumunun Kökenleri. Peter Bogucki. Kalkedon: 2013

[2] Holocene. Neil Roberts.Wiley-blackwell: 2014

[3] Out of Aden. Stephen Oppenheimer. Robinson Publishing: 2004

[4] How Humans Evolved. Robert Boyd…W. W. Norton & Company: 2009

[5]Son buzul Çağı ve Holosen Başlangıcında Anadolu ve Balkanlar. Murat Karakoç. Midas: 2015

[6]İnsan Toplumunun Kökenleri. Peter Bogucki. Kalkedon: 2013

[7]İnsan Toplumunun Kökenleri. Peter Bogucki. Kalkedon: 2013

[8]Prof. Dr. Recep Yıldırım, Uygarlık Tarihine Giriş

[9]İnsan Toplumunun Kökenleri. Peter Bogucki. Kalkedon: 2013

[10] Holocene. Neil Roberts.Wiley-blackwell: 2014