Mısır Meselesi (1839)

Donanmanın Mısır'a kaçırılması (1839)

Kaptan-ı Derya Ahmed Fevzi Paşa, Hüsrev Paşa'nın sadrazam olduğunu öğrenince küplere bindi. Kızgınlığı yüzünden, Çanakkale'de bulunan Osmanlı donanmasını İskenderiye'ye götürüp Kavalalı Mehmed Ali Paşa'ya teslim etti. Böylece Ali Paşa, İngiltere'den sonra dünyanın en güçlü donanmasına sahip oldu. Navarin'de mahvedilen Osmanlı donanmasının yerine Sultan II. Mahmud'un büyük güçlüklerle meydana getirdiği yeni donanma elden çıktı. Osmanlı sahilleri savunmasız hâle geldi (3 Temmuz 1839)...[1]

 

Mısır Kuvvetleri’nin Tekrar Osmanlı Topraklarına Hücumu (1839)

Osmanlı Devleti ile Kavalalı arasındaki anlaşma çok kısa sürdü. Birbirlerine güvenmiyorlar ve fırsat kolluyorlardı. Oğlu İbrahim Paşa'ya, Adana taraflarında Toros geçitlerini tutmasını emretti. Suriye'ye de 80 bin asker topladı. İbrahim Paşa bunları yaparken, Kavalalı Mehmed Ah Paşa Mısır'da harekete hazır 50 bin kişilik bir ordu ile kuvvetli bir donanma vücuda getirdi. Osmanlı Devleti de Doğu vilayetlerine sürekli kuvvet gönderiyor, her iki taraf tetikte bekliyordu.[2]

 

Nihayet kaçınılmaz savaş patladı. Mısır ordusu ile Osmanlı ordusu sayıca hemen hemen aynıydı. Fakat Mısır ordusu daha iyi eğitilmiş, talim ve terbiye edilmişti. Oysa Osmanlı ordusunda hem talimsiz asker vardı, hem de alelâcele bir talimden sonra cepheye gönderilmiş olanlar mevcuttu. Osmanlı ordusunda yabancı subaylar da bulunuyor, asker kendi dininden, kendi soyundan olmayan subaylara itaat etmekte tereddüt gösteriyordu.Nizip'te Osmanlı ordusu yenilip bozuldu (24 Haziran 1839). Komutan Hafız Paşa kaçarak canını zor kurtardı. Osmanlı ordusunun topları, cephaneleri ve yiyecek içecekleri Kavalalı İbrahim Paşa'nın eline geçti.[3]

 

Problem mutlaka çözülmeli, büyük derde bir çare bulunmalı idi.Reşid Paşa, hariciye nazırı olarak İngiltere'yi ziyarete gitmiş, İngiltere yöneticileriyle temaslarda bulunmuştu. Dönüşünde Tanzimat'ın ilan edildiği düşünülürse, bu yolda İngilizlerle bazı anlaşmalara vardığı tahmin edilebilir. Bu tahmini kuvvetlendiren bir işaret daha vardır: O da, Tanzimat ilan edildikten sonra, o zamana kadar ikiyüzlü bir siyaset takip etmiş olan İngiltere'nin Osmanlı Devleti'nin politikasını birdenbire desteklemeye başlamış olmasıdır.[4]

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

[5]

Siyasi-idari sistemin yeniden düzenlenmesini ve gayrimüslim Osmanlı tebaasına bir takım hukuki haklar verilmesini öngören Tanzimat Fermanı’nın yayınlanmasından sonra hemen harekete geçenİngiltere, Londra’da bir konferans toplanmasını sağladı. Mehmed Ali Paşayı tutan Fransa dışarıda bırakılarak Osmanlı, İngiltere, Rusya, Prusya ve Avusturya devletleri Londra’da bir araya geldi ve 15 Temmuz 1840’da Londra anlaşması imzalandı. Buna göre, anlaşmaya imza koyan devletler, Mehmed Ali Paşaya ültimatom verdiler. Kavalalı bu notayı reddedince, ikinci nota gönderildi. Bunu 10 gün içinde kabul etmek zorundaydı. Buna da uymadığı takdirde elindeki topraklar silah zoruyla alınıp padişaha verilecekti. Anlaşmada imzası bulunan devletler de -İngiltere, Avusturya, Rusya ve Prusya- bütün kuvvetleriyle padişaha yardımcı olacaklar, Mısır paşasına yükleneceklerdi. [6]

 

Kavalalı ikinci notayı da reddetti. Bunun üzerine Osmanlı Devleti harekete geçti. Anlaşmayı imzalayan devletlerin de harekete geçmesini istedi. Rusya geri çekildi. Dış politikasını Rusya'nın paralelinde yürüten Prusya da imzasına sadık kalmadı. Ama İngiltere ile Avusturya, bir miktar kara ve deniz askeri gönderdiler. Osmanlı kuvvetleriyle birleşen bu yabancı kuvvetler, 15 Eylül 1840'ta Beyrut'a asker çıkardı. 9 Ekim'de Beyrut ele geçirildi. Kavalalı Mehmed Ali Paşa'nın oğlu İbrahim Paşa kaçtı. Birleşik kuvvetler peşine düştü. 15 Ekim'de yapılan savaşta İbrahim Paşa kuvvetleri bozuldu. 16 Ekim'de Osmanlı ordusu ve müttefikleri Trablusşam'a girdi. Lübnan ve Suriye sahilleri ele geçirildi. 13 Kasım'da Halep, 29 Aralık'ta Şam kurtarıldı. [7]

 

İbrahim Paşa canını güç kurtarıp babasının yanına gitti.Başka çaresi kalmadığını gören Kavalalı Mehmed Ali Paşa, ikinci notadaki şartlan kabul ettiğini açıkladı. İngiltere bunu yeterli sayınca, Osmanlı ordusuna da durmak düştü. [8]

 

Londra anlaşmasına göre Mehmed Ali Paşanın Mısır’dan çıkarılması gerekiyordu. 27 Kasım 1840 günü Mısır ile İngiltere arasında yapılan anlaşma ile Mehmed Ali Paşa, ikinci ültimatomun şartlarına uyacağını bildirince, İngiltere; Babıali’den Mısır ile Sudan’ın ırsi olarak Mehmed Ali’ye bırakılmasını istedi. Bundan maksatları, Mısır’ı yalnız bırakıp, şartların müsait olduğu bir zamanda işgal etmekti. Bunun üzerine Reşid Paşa, Sultan Abdülmecid’e 24 Mayıs 1841 günü Mısır fermanını yayınlattı. Bu ferman, 1914 senesine kadar Mısır’ın bir çeşit anayasası olarak kalmıştır. Fermana göre Mısır, Osmanlı padişahı tarafından tayin edilen Kavalalı mensuplarınca idare edilecekti.[9]

 

Böylece Mısır meselesi halledilmişti.O kadar ki, Kavalalı Mehmed Ali Paşa 19 Temmuz 1846'da İstanbul'a gelecek ve kendisinden 54 yaş küçük olan -Kavalalı o sıralar 77 yaşındaydı- Sultan Abdülmecid'in ayaklarını öpüp bağlılıklarını bildirecekti.[10]

 

Boğazlar Anlaşması (1841)

Mısır meselesi halledildikten sonra, 13 Temmuz 1841’de Osmanlı, İngiltere, Rusya, Fransa, Avusturya ve Prusya devletleri Londra’da tekrar bir araya gelerek, Boğazlar antlaşmasını imzaladılar.[11]

 

Bu antlaşma ile Boğazların barış zamanında savaş gemilerine kapalılığı uluslararası yükümlülük altına alınmıştır. Boğazların kapalılığı yalnız barış zamanı ile sınırlıdır. Osmanlı Devleti savaşa girdiği takdirde Boğazları dilediği devletin savaş gemilerine açabilecektir. Nitekim bu prensip Kırım Savaşı'nda uygulanacak, İngiliz ve Fransız savaş gemilerinin Karadeniz'e geçmelerine izin verilecektir.[12]

Sonuç olarak; 1841 yılında Osmanlı İmparatorluğu üzerindeki Rus nüfuzu ve baskısı gerilemiş; Fransa'nın Mısır üzerindeki etkinliği ortadan kalkmış; Hünkâr İskelesi Antlaşması hükümleri sona ermiş; İngiltere ise en kazançlı ülke durumuna gelmiştir.[13]

 

 

 

Dipnotlar

[1] Resimli Osmanlı Tarihi, Yavuz Bahadıroğlu

[2] Resimli Osmanlı Tarihi, Yavuz Bahadıroğlu

[3] Resimli Osmanlı Tarihi, Yavuz Bahadıroğlu

[4] Resimli Osmanlı Tarihi, Yavuz Bahadıroğlu

[5]http://ercaninal.blogspot.com.tr/2013/01/resim-seq-resim-arabic-62-kavalal.html

[6] Resimli Osmanlı Tarihi, Yavuz Bahadıroğlu

[7] Resimli Osmanlı Tarihi, Yavuz Bahadıroğlu

[8] Resimli Osmanlı Tarihi, Yavuz Bahadıroğlu

[9]http://osmanlilar.gen.tr/1699-1923.asp

[10] Resimli Osmanlı Tarihi, Yavuz Bahadıroğlu

[11]http://osmanlilar.gen.tr/1699-1923.asp

[12]http://tr.wikipedia.org/wiki/1841_Bo%C4%9Fazlar_S%C3%B6zle%C5%9Fmesi

[13]http://tr.wikipedia.org/wiki/1841_Bo%C4%9Fazlar_S%C3%B6zle%C5%9Fmesi

Abdülmecid(1839-1861), 22 yıl 

Osmanlılar