Besteci ve şair olan Sultan Selim aynı zamanda İstanbul’un yeni modellere göre imar edilmesine de öncülük etmiştir. Rus Elçisinin yanında gelen Fransız mimar ve ressam Antoine Ignace Melling’i İstanbul’da Tarabya’da elçiliklerde yaptığı bahçe düzenlemeleriyle tanıyan III. Selim’in kızkardeşi Hatice Sultan için Beşiktaş’taki sarayı inşa etmiştir.Neo-Klasik mimari özellikleri İstanbul’a taşıyan Melling, aynı zamanda bu kentte çalışan ilk yabancı mimar olmuştur.[1]

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Hatice Sultan Sarayı, Ortaköy[2]

Antik Yunan ve Roma Dönemi mimari özelliklerini Rönesans Dönemi yorumuyla tekrar ele alan bu mimari üslup, Boğaziçi’nde birçok yalının, köşk ve kasrın üslubunu oluşturmuştur. Daha sonraları da kışla, karakol, okul, hastane, hükümet binası gibi kamu yapılarında görülen ana belirleyici üslup olarak değerlendirilmiştir.[3]

 

Neo-Klasik üslup yanısıra barok ve rokoko bezeme öğeleri beraberce kullanıldığı gibi zaman içinde bunlara oryantalist üslup elemanları da katılmıştır. Oryantalist yani Doğu kültürlerine ait olan özelliklerin görüldüğü üslup, Avrupa’da Fransız ve İngiliz sömürgeciliğine bağlı olarak ortaya çıkmıştı. Fransızların Kuzey Afrika ve Mısır’ı almaları sonucu Arap-İslam yapılarında görülen at nalı kemerler, renkli taşlar, yüzeylerin hiç boş bırakılmadan bezenmesi Fransa’da görülürken, İngilizlerin Hindistan üzerindeki hâkimiyetleri de Hint-İslam mimari özelliklerini gündeme getirdi. Yabancı mimarlar aracılığıyla “yeni bir üslup “olarak Sultan Abdülaziz döneminde İstanbul’da görülmeye başlandı. [4]

 

Üsluplar Osmanlı sanatına değişik yollardan gelmişti. 17. yüzyıl ortasından itibaren Saray kütüphanesine alınan kitaplar arasında Avrupa Mimarisini ele alan dönemin yayınları da bulunmaktadır. Bu kitaplar okunmuş ve yanlarına Osmanlıca notlar alınmıştır. Yurt dışından İstanbul’a çalışmaya gelen mimar ve ressamlar Avrupa sanatının sarayda tanıtılmasında rol oynamışlardır. Başkent’ten Avrupa’ya okumak için giden gayr-i müslimler veya yıllardır aileleri Osmanlı topraklarında oturan ancak Avrupa pasaportlu Levantenler, eğitimlerinden sonra İstanbul’a geri gelip burada çalışmışlardır. 19. yüzyılın sonuna doğru ise Müslüman ailelerin yetenekli çocukları da yurt dışına mimari, resim, mühendislik eğitimi almak için gönderilmişlerdir. Aynı zamanda eğitim kurumlarında öğretilen müfredat programındaki değişiklikler de Avrupa türü sanatsal ifade biçimlerinin Osmanlıya gelmesine neden olmuştur. [5]

 

Yüzyıl başında İstanbul’a gelen Raimond d’Aranco ise “yeni sanat” anlayışını getirdi. Beşiktaş’ta Şeyh Zafir Türbe ve Kitaplığında gördüğümüz bu üslubu d’Aranco, Karaköy ve Beyoğlu’ndaki apartmanlarda kullandığı gibi, ahşap yalılara da uyarladı.[6]

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



Şeyh Zafir Türbesi [7]                                      Eski Mısır Konsolosluğu[8]

1826 yılında Hassa Mimarlar Teşkilatı lağvedilerek bu örgüt Şehreminine bağlı bir kurum olmuştu. O nedenle padişah ve saraya yakın kişiler de istedikleri kişilere inşaat görevi veriyordu. Bu dönemde Balyan Ailesinin fertleri mimarlık, mimari süsleme ve mimari eylemin örgütlenmesi gibi konularda Saraya hizmet vermekteydi. Dolmabahçe, Beylerbeyi Sarayları, Göksu ve Ihlamur Kasrı onlar tarafından inşa edilmişti. Paris’te eğitim görmüş aile fertleriyle Avrupa mimari üsluplarını Osmanlıya ve İstanbul’a taşıyan Balyan ailesi bu eklektik üslubun yaratıcılarıydı. [9]

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Nigoğos Balyan[10] Levon Balyan[11] Garabet Balyan[12] Agop Balyan[13] Sarkis Balyan[14]


19. yüzyıl camilerinde Anadolu Türk sanatına uyarlanmış biçimiyle Ampir üslubu etkili olmuştur. II. Mahmud zamanında tamamlanan Nusretiye Camii(1826) ile Sultan Abdülmecid zamanında boğaz kıyısına inşa ettirilen Dolmabahçe Camii(1854) ve Ortaköy CamiiAmpir üslubun denendiği önemli örneklerdir.[15]

 

Tophane Nusretiye Cami: 1826 yılında II. Mahmut tarafından Kirkor Balyan’a yaptırılmış çokgen mihrap önü çıkıntısı, kuzey yönünde galeri katlı ek bölüm doğu-batı yönünde revak dizisi, hünkâr mahfili gibi bölümlerle dönemin farklı yapılarından birisidir.[16]

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

[17]                                                                [18]
 

Dolmabahçe Cami (1853-1854): Abdülmecid’in annesi Bezmi Âlem Valide Sultan tarafından Nigogos Balyan’a yaptırılmıştır. Son cemaat yeri revakları kapalı bir mekâna dönüştürülmüş, ibadet alanıyla birleştirilmiştir. Tek kubbeli beden duvarlarında pencerelerle adeta yapı şeffaşaştırılmış köşe kuleleri ve bezemeleriyle Barok özellikler gösteren bir yapıdır. Ampir özellikteki renkli mermer mimberi kaliteli işçiliği ile dönemin özelliğini yansıtır.[19]

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

[20]                                                                    [21]

Aksaray Valide Camisi (1871): Agop ve Sarkis Balyan tarafından inşa edilmiştir. Sultan Abdülaziz’in annesi Pertevniyal Valide Sultan tarafından yaptırılan cami 16gen yüksek kasnağa oturtulmuş ve ana mekândan küçük kalmış bir kubbeye sahiptir. Kubbe köşe kuleleriyle duvarlara geçmektedir. Yapı yoğun olarak stuko malzemeden rumi, palmet gibi figürlerle bezeli alınlık, niş, mukarnas gibi mimari süsleme bezemelerine sahiptir.[22]

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

[23] [24]

Ortaköy Cami (Büyük Mecidiye): Sultan Abdülmecid tarafından Nigogos Balyan’a 1854-1855 yılları arasında yaptırılmıştır. Dolmabahçe Camisi ile beraber denenen yeni tasarımların uygulandığı yapılardan bir tanesidir. Cami kütlesinin dış duvarları yivli iri plastırlarla ayrılan içbükey hareketlendirmelerle farklılık sergiler. Merkezi kubbe beden duvarlarına köşe kuleleriyle yansır. Renkli taş minberi dönemin özelliğidir. [25]

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

[26]                                                                  [27]

İzmir Salepçioğlu (1897-1907): Başkent dışındaki önemli dönem örneklerinden bir tanesidir. Barok özellikleri dış cephede yoğun olarak kendini hissettirir. Son cemaat yeri bölümü yapıya dahil edilmiştir.[28]

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

[29]                                                                         [30]

Dolmabahçe Sarayı: Döneminin en görkemli devlet yapısıdır. Avrupa sarayları örnek alınarak inşa edilmiştir. Mimarları Garabet Amira Balyan ve oğlu Nigogos Balyan’dır. 1848-1856 yılları arasında inşa edilmiş deniz kıyısına paralel yapının kara tarafı yüksek duvarlarla çevirilidir. Son derece gösterişli Barok özellikte ana kapı ve on adet yan kapı mevcuttur. Saat kulesi yapıya ek olarak inşa edilmiştir.[31]

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

[32]                                                                                                       [33]

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

[34]                                                                             [35]

 

Sultan Abdülaziz’in 1865 yılında yaptırdığı Beylerbeyi Sarayı(1865), Sarkis Balyan’a yaptırılan Çırağan Sarayı(1871) ve II. Abdülhamit’in Yıldız Sarayı’na eklettiği köşkler 19. yüzyılda İstanbul’da inşa edilen Avrupa tarzındaki diğer saray yapılarını oluştururlar.[36]

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Çırağan Sarayı[37]                                                     Beylerbeyi Sarayı[38]

 

Geç devir saraylarından bölge valisi İshak Paşa’nın Doğubeyazıt’ta inşa ettirdiği, İstanbul’dan gelen Rokoko etkileri ile Selçuklu mimari üslubunun uygulandığı İshak Paşa Sarayı, 360 odası, mutfak, cami, asker koğuşları, harem dairesi ve meydanları ile dikkati çeker. [39]

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

[40]                                                                     [41]


Klasik Osmanlı kentlerinin prestij yapıları, padişahların inşa ettirdiği selâtin camileriydi. Başta İstanbul olmak üzere kentlerin siluetini belirleyen bu abidevi yapıların yerini, 19. yüzyılın devasa kışlaları, adalet sarayları, tren garları ve hükümet binaları almaya başladı. Değişen ihtiyaçlar ve siyasi-idari öncelikler, yeni mimari ölçekler ve dünyevi mekânlar yarattı. Tanzimat’la birlikte ülke yönetiminde önemi artan bürokratik elitin, ilmiye sınıfını geri plana ittiğine yukarıda değinilmişti. Geleneksel siyasi ve idari yapıdaki bu değişim, camiin sosyal yaşamdaki çok yönlü işlevselliğini kaybetmesine neden olurken, vakıf ve imaret sisteminde de çözülmeye yol açtı; ayrıca, klasik Osmanlı düzeninde genelde cami etrafında kümelenen medrese, hastane, imaret ve misafirhane gibi sosyal işlevleri farklı geleneksel kurumların işleyişini de aksattı. [42]

 

 

 

Dipnotlar

[1] Kültür Tarihi, Anadolu Üniversitesi

[2]http://tr.wikipedia.org/wiki/Antoine_Ignace_Melling

[3] Kültür Tarihi, Anadolu Üniversitesi

[4] Kültür Tarihi, Anadolu Üniversitesi

[5] Kültür Tarihi, Anadolu Üniversitesi

[6] Kültür Tarihi, Anadolu Üniversitesi

[7]http://tasarimtarihi.wordpress.com/2014/01/07/osmanlida-art-nouveau/

[8]http://tasarimtarihi.wordpress.com/2014/01/07/osmanlida-art-nouveau/

[9] Kültür Tarihi, Anadolu Üniversitesi

[10]http://www.oguztopoglu.com/2013/07/balyan-ailesi-mensuplar-nigogos-balyan.html

[11]http://www.oguztopoglu.com/2013/07/balyan-ailesi-mensuplar-nigogos-balyan.html

[12]http://aygunahmet.wordpress.com/2013/06/30/mimar-balyan-ailesi/

[13]http://www.oguztopoglu.com/2013/07/balyan-ailesi-mensuplar-nigogos-balyan.html

[14]http://www.armenews.com/mot.php3?id_mot=709

[15] Sanat Tarihi, Anadolu Üniversitesi

[16] Anadolu Uygarlıkları, Anadolu Üniversitesi

[17]http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=9663&start=25

[18]http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=9663&start=25

[19] Anadolu Uygarlıkları, Anadolu Üniversitesi

[20]http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=9655&start=115

[21]http://www.panoramio.com/photo/27618155

[22] Anadolu Uygarlıkları, Anadolu Üniversitesi

[23]http://www.enduroist.com/forum/showthread.php?5422-Aksaray-Valide-Sultan-Camii

[24]http://tr.visit2istanbul.com/valide-camii/

[25] Anadolu Uygarlıkları, Anadolu Üniversitesi

[26]http://www.neslihareket.net/sanat-tarihimiz-tarihi-mekanlar/829-buyuk-mecidiye-ortakoy-camii.html

[27]http://www.neslihareket.net/sanat-tarihimiz-tarihi-mekanlar/829-buyuk-mecidiye-ortakoy-camii.html

[28] Anadolu Uygarlıkları, Anadolu Üniversitesi

[29]http://www.kendingez.com/PageDetail.aspx?PageID=15863

[30]http://izmirrehber.blogspot.com.tr/2011/03/agora-kemeralt-yuruyus.html

[31] Anadolu Uygarlıkları, Anadolu Üniversitesi

[32]http://tr.wikipedia.org/wiki/Dolmabah%C3%A7e_Saray%C4%B1

[33]http://tr.wikipedia.org/wiki/Dolmabah%C3%A7e_Saray%C4%B1

[34]http://www.bilgilinks.com/2013/10/08/dolmabahce-sarayi/

[35]http://tr.wikipedia.org/wiki/Dolmabah%C3%A7e_Saray%C4%B1

[36] Sanat Tarihi, Anadolu Üniversitesi

[37]http://www.etohum.com/startup-istanbul-konusmacilari-ve-programi

[38]http://www.ucuztatilyeri.net/beylerbeyi-sarayi.html

[39] Sanat Tarihi, Anadolu Üniversitesi

[40]http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0shak_Pa%C5%9Fa_Saray%C4%B1

[41]http://www.bilgiufku.com/ishak-pasa-sarayi.html

[42] Osmanlı Devletinde Yenileşme Hareketleri  (1703-1876), Anadolu Üniversitesi

19.yy. Osmanlı Mimarisi

Osmanlılar