top of page

Hz.Bilal-i Habeşi

Mekke’nin önde gelen liderlerinden Ümeyye bin Halef’in kölesiydi.

 

Ümeyye, Bilal’in Müslüman olduğunu öğrenince vazgeçirmek için en ağır işkencelere başvurdu. Öğle vakti evden çıkarılıp kızgın kumların üzerine sırt üstü yatırılıyor ve üzerine ağır bir taş koyuyor, bazen de kumların üzerine yüzüstü yatırılıp her tarafı taşlarla örtülüyordu. Fakat o dinini inkar etme tekliflerine

- Ahad! Ahad” (Bir, Bir)

diyerek karşılık veriyordu.

 

Sonunda Ümeyye, Hz.Ebubekir’in “Bilali kendisine satma” teklifini kabul etti.

Hz.Ebubekir de Bilal’i satın alarak azad etti.

Habbab, azad edilmiş bir köleydi. Demircilik yapardı. Müslümanlığını açıklamaktan çekinmeyen ve bu yüzden de ağır işkencelere uğratılan koruyucusuz Müslümanlardan oldu. Çıplak vücudunu dikenler içinde sürüklerler, en sıcak günlerde demir gömlek giydirip vücudunun yağı eriyinceye kadar güneş altında tutarlar, ateşte kızdırılmış taşları sırtına basarlar, yine de istediklerini söyletemezlerdi.

 

Hz.Ömer, halifeliği sırasında Habbab’a müşriklerden çektiği işkenceyi sormuştu. Habbab,

- Ey Mü’minlerin emiri! Bak sırtıma!
- Doğrusu, ben hiç bir insanın sırtını böyle görmemiştim!

demekten kendini alamadı. Bunun üzerine Habbab anlatmaya başladı:

Benim için bir ateş yakmışlardı. Ateşin üzerine sürüklenerek atıldım. İçlerinden birisi ayağı ile göğsüme bastı. O ateşi ancak, etimin yağı söndürmüştü! Müşriklerin en ağır işkencelerine uğramış bulunuyorduk. Rasulullah (sav), Kabe’nin gölgesinde iken yanına vardık. Müşriklerden çektiklerimizi kendisine anlatıp,

- Ya Rasulullah! Bizi, dinimizden döndürmelerinden korktuğumuz şu kavme karşı, yüce Allah’tan yardım dilemez misin?

 

dedik. Rasulullah’ın yüzünün rengi değişti, doğrulup oturdu ve şöyle buyurdu:

Vallahi, sizden öncekiler içindeki inananlardan bir kimse yakalanır, kendisi için yerde bir çukur kazılır, dizlerine kadar çukura gömülür, sonra bir testere ile ikiye bölünürdü; ya da, etleri demir taraklarla taranırdı da, bu işkenceler onu dininden döndüremezdi. 
 

Allah’tan korkun! Hiç şüphesiz, O, sizin için fetih ihsan edecektir. Ve bu iş muhakkak tamamlanacaktır! Öyle ki, hayvanına binmiş bir kimse, San’a’dan ile Hadramevt’e gidecek de yüce Allah’tan başka bir şeyden korkmayacak! Fakat siz acele ediyorsunuz!

 

Habbab b. EretH

bottom of page