Sık sık meydana gelen sel baskınları Kabe’yi çökme durumuna getirmişti. Kureyşliler, Kabe’yi yeniden inşa etme kararı aldılar. O sırada, Bizanslı bir ticaret gemisi Cidde yakınlarında fırtınaya tutulmuş, karaya çarpıp parçalanmıştı. Gemide Bizanslı bir mimar da bulunuyordu. Geminin haberini alan Kureyş’in ileri gelenleri, kaza yerine gelerek geminin tahtalarını satın aldılar. Mimarın da yardımıyla Kabe’yi yeniden inşa etmeye koyuldular.

 

Sonunda inşaat tamamlandı. Sıra Hacer’ül Esved adı verilen taşın yerine konmasına gelmişti. Fakat her kabile bu şerefin kendisine ait olmasını istiyordu. İş o kadar büyüdü ki, neredeyse kabileler arasında savaş çıkacaktı. Sonunda orada bulunanların en yaşlısı olan Ebu Ümeyye bir öneride bulundu.

- Eğer kabul ederseniz, ibadet yerinin kapısından ilk giren kişi hakemimiz olsun. Bu konuda ne öneride bulunursa kabul edelim.

 

Herkes, bu öneriyi beğendi ve kapıdan ilk girecek kişiyi beklemeye başladı. İlk giren kişi Muhammed (as) oldu. Onu görenler, sevinçle bağırmaya başladılar:

- O Emin Muhammed’tir. Vereceği karara razıyız.

 

Durum kendisine anlatıldı. Bir bez parçası getirilmesini istedi. Taşı bu bezin ortasına koydu. Her kabileden bir temsilci, bezin bir ucundan tutup, taşı kaldırdı. Taş yerleşeceği yere gelince de, Muhammed (sav), taşı kendi elleriyle yerine yerleştirdi. O sırada 35 yaşlarına gelmişti. Peygamberliğinden 5 yıl önce herkes Onun “Emin” olduğuna şahitlik ediyordu.

 

Mekke toplumunda herkesin güvenini kazanmıştı. Çevresindekiler, mallarını ve kıymetli eşyalarını Ona emanet etmeye başlamışlardı. Bu güven, peygamberlik erişip de bir çok kimsenin Onun can düşmanı haline gelmesinden sonra da devam etti. Bu yüzden, Mekke’den göç etmek zorunda kaldığında, Hz.Ali’yi, kendisinde bulunan emanetleri sahiplerine vermesi için geride bırakacaktı. 

Emin Muhammed (sav)

Kabe'nin Yeniden Yapılması...

Kritik görev...

Emanetler kime verilecek...?