Muhammed (as), amcası Ebu Talib’in yanında büyüyüp gidiyordu. Henüz peygamberlikle şereflenmemişti ama kötülük yapmasına da izin verilmiyordu.

 

Ayıplardan Uzak Tutulması
Hz. Peygamber kendisi anlatıyor:

Kureyş çocukları ile birlikte, oyun oynamak için, bir yerden bir yere taş taşıyorduk. Her birimiz belindeki örtüyü boynuna bağlamış, taşı onun üzerinde taşıyordu. Ben de, aynı şekilde davranıyordum ki, görmediğim birisi, ansızın ağrıtıcı bir yumruk indirip,

- Örtünü beline bağla!

dedi. Ben de hemen örtümü belime bağladım. Arkadaşların arasında, yalnız ben, belimde örtü olduğu halde, boynumda taş taşıyordum.

 

Yine çocukken, başka bir sefer de, Ebu Talib Zemzem kuyusunu onarıyor, Muhammed (sav) de amcasına taş taşıyarak yardım ediyordu. Amcası Abbas’ın,

- Kardeşimin oğlu! Şu örtünü çözsen, omuzlarının üzerine koysan da öyle taşısan ya!

demesi üzerine. örtüsünü çözüp omuzlarının üzerine koyar koymaz kendisinden geçti. Ebu Talib’e,

- Oğlunun yanına git! Üzerine baygınlık geldi!

dediler. Kendisine geldiği zaman Ebu Talib, baygınlığının sebebini sordu. Muhammed’in (sav) cevabı şu oldu: 

- Beyaz elbiseli birisi gelip, bana ‘Örtün! Örtün!’ dedi.

O günden sonra kendisi hiç bir zaman çıplak görülmedi.

 

Günahlardan Uzak Tutulması
Hz.Ali’nin Hz.Peygamber’den rivayetine göre, şöyle buyurmuştur:

Ben cahiliye devrinde herkesin yaptığı bir işi yapmayı iki kere denediysem de, ikisinde de bundan alı konuldum. 

 

Bir gece, Mekke’nin yukarı taraflarında, Kureyş’ten bir gençle birlikte koyunlarımızı otlatıyorduk. Arkadaşıma, ‘Eğer, koyunlarıma bakarsan, ben de diğer gençler gibi, Mekke’ye gidip gece sohbetlerine katılayım.’ dedim. Arkadaşım da kabul etti. Mekke evlerinden ilk evin yanına geldiğim zaman, defler, düdükler, ıslık sesleri duydum. ‘Nedir bu?’ diye sordum. ‘Filan erkek, filanca kadınla evleniyor.’ dediler. Hemen oturup onlara bakmaya başladım. Derken Allah kulaklarımı kapadı, uyuya kalmışım. Beni ancak güneşin sıcaklığı uyandırabildi. Hemen dönüp, arkadaşımın yanına geldim. ‘Ne yaptın?’ diye sordu. ‘Hiç bir şey yapmadım.’ dedim, sonra da başımdan geçenleri ona anlattım.

 

Başka bir gece, yine arkadaşıma aynı şekilde ricada bulundum. O da yine kabul etti. Mekke’ye geldiğimde, geçen gece duyduğum seslerin benzerlerini yine duydum. Hemen, oraya çöküp bakmaya başladım. Yine, Allah (cc) kulaklarımı tıkadı. Vallahi, beni ancak güneşin sıcaklığı uyandırabildi. Uyanınca, hemen arkadaşımın yanına döndüm. Bundan sonra Allah, beni peygamberlikle şereflendirinceye kadar hiç bir kötülüğe teşebbüs etmedim.

 

Şirkten Uzak Tutulması
Hz.Peygamberin dadısı Ümmü Eymen anlatıyor:

Kureyşliler, tapınmak için Buvane putunun yanında yılda bir gün toplanırlar, geceye kadar törenler yaparlardı. Ebu Talib, bayram için hazırlanmış, Muhammed’e (sav) de hazırlanmasını söylemişti. Fakat Muhammed (sav) bundan kaçınınca hem Ebu Talib’in hem de diğer akrabaların, son derece kızdıklarını gördüm.

- ilahlarımızdan yüz çevirmek anlamına gelen bu davranışından dolayı, bir felakete uğramandan korkuyoruz.

diyerek o kadar ısrar ettiler ki, Muhammed (sav) yanlarında gitmek zorunda kaldı. Bir süre gözden kayboldu, sonra korkudan benzi sararmış halde dönüp yanımıza geldi.

 

Akrabaları sordular:

- Senin başına ne felaket geldi? 
- Bana cin dokunmasından korkuyorum.
- Allah, Seni Şeytanla müptela kılmaz. Sende iyi haslet ve meziyetler var. Söyle bakalım, görmüş olduğun şey nedir?
- Ben, bu putun yanına yaklaştıkça, beyaz ve uzun boylu bir adam ortaya çıkıp bana, ‘Ey Muhammed! Geri dön! Sakın ona el sürme!’ diye bağırıyor.

diye cevap verdi. Artık, kendisine Peygamberlik gelinceye kadar, onların bayramlarına ve törenlerine katılmadı.

 

Hz.Ali’nin bildirdiğine göre, bir keresinde Hz.Peygamber, kendisine sorulan sorulara şöyle karşılık vermişti:

- Sen hiç puta taptın mı?
- Hayır!
- Sen hiç içki içtin mi?
- Hayır! Ben, Kitap ve İmanın ne olduğunu bilmiyorken bile, Kureyşlilerin küfür üzerinde bulunduklarını bilmekten uzak kalmamışımdır.

Kötülüklerden Korunma

Kötülüğe İzin Yok...

Çıplaklığa izin yok!
Günah da işleyemezsin!
Ya şirk?