Anneden Ayrılış... 
Annesi Hz.Amine, Muhammed'i (sav), dadısı Ümmü Eymen ile birlikte, hem dayılarını hem de babası Abdullah'ın mezarını ziyaret etmek için Medine'ye götürdü. Medine'de bir aya yakın kaldılar. Hz.Amine, dönüş yolunda hastalandı ve Ebva köyünde vefat etti. Böylece, Muhammed (a.s), 6 yaşında, hem annesiz hem de babasız kalmış oluyordu. Dadısı, Onu alarak Mekke'ye getirdi ve dedesi Abdulmuttalib'e teslim etti.

 

Şefkatli Dede
Abdulmuttalib, babasız ve anasız kalan torununu yanına alıp bağrına bastı. Hiç bir oğluna göstermediği şefkati O'na gösterdi, üzerine titredi. Muhammed (sav), dedesinin yanından hiç ayrılmazdı. Kabe'nin gölgesinde Abdulmuttalib'e bir minder serilir, saygılarından dolayı oğullarından hiç biri bu mindere oturamazken, O gelip serbestçe dedesinin minderine otururdu. Kaldırmak isteyenlere de dedesi engel olur,

- Bırakınız oğlumu! Onun büyük bir hal ve şanı vardır.

der, yanına oturtup sırtını sıvazlar, O ne yapsa hoşuna giderdi. Onsuz yemeğe başlamaz, geldiği zaman da dizine oturtur ve yemeğin en güzel yerinden yedirirdi.

 

Özel Yetenekler
Dedesi ya da diğer akrabaları bir şey kaybetseler, hemen küçük Muhammed’i (sav) çağırırlar ve ondan bulup getirmesini isterlerdi. Gerçekten de her zaman bulup getirirdi. Bir keresinde Abdulmuttalib’in çobanı geldi. Birkaç devenin kaybolduğunu ve hiçbir yerde bulamadığını söyleyerek yardım istedi. Her zamanki gibi, Muhammed'i (sav) develeri bulmak için gönderdiler. Fakat dönmekte gecikti, gece oldu. Dedesi son derece telaşlandı. Gece vakti dağları dolaşarak torununu aradı. Bulamayınca da Kabe’ye gelip yana yakıla dua etmeye başladı:

- Ya Rabbi! Bana küçük Muhammed’imi iade et! Böylece beni nimetlerine gark eyle!

Bir süre sonra, Muhammed (sav) develerle çıkıp geldi. Abdulmuttalib torununa sarıldı ve bir daha böyle işlere göndermeyeceğine yemin etti.

 

Dededen Ayrılış
Fakat dedesinin sevgisi ve yardımı da uzun sürmeyecekti. Abdulmuttalib 82 yaşında ölüm döşeğine düştü ve çok geçmeden vefat etti.

 

Dadısı Ümmü Eymen, o günü şöyle anlatıyor:

O gün Rasulallah'ı (sav) gördüm ki, Abdulmuttalib'in tabutunun arkasından ağlıyordu.

 

Daha sonraları kendisine,

- Abdulmuttalib'in ölümünü hatırlayabiliyor musunuz?

diye sorulduğunda, Hz.Peygamber,

- Evet! O zaman, ben, sekiz yaşındaydım.

diye cevap vermiştir.

 

Dedesi ile

Öksüz Muhammed (sav)?
Dede şefkati...
Dededen de ayrılış...

Amine Hatun ve Abdulmuttalib...