HACER ve İSMAİL’in MEKKE’YE GELİŞİ
Allah (cc), Hz.İbrahim’e, Hacer ile İsmail’i, bugünkü Mekke’nin bulunduğu yere götürüp bırakmasını vahy etti. Hz. İbrahim, hanımı Hacer’i ve henüz süt çocuğu olan oğlu İsmail’i kendisine bildirilen yerdeki bir ağacın altına bıraktı. Burası Kenan iline 40 günlük deve yolu mesafede bir yerdi. Etrafta ne bir kimse, ne de su vardı. İbrahim (AS) dönüp gidiyorken, Hacer arkasından seslendi:

   - Ey İbrahim! Bizi bu ıssız vadide bırakıp da nereye gidiyorsun? Öyle bir vadi ki, ne görüşülecek bir kimse var, ne de bir şey...
Hacer,sözünü tekrarladı ise de, Hz.İbrahim ona dönüp bakmadı. Bunun üzerine Hacer: 
   - Yoksa bizi buraya getirip bırakmanı, sana, Allah mı emretti?
diye sordu. Hz.İbrahim:
   - Evet, Allah emretti.
diye cevap verdi. Bunun üzerine Hacer:
   - Öyle ise, Allah bize yeter. O bizi zayi etmez, himayesiz bırakmaz !

Hz.İbrahim, Şam tarafındaki ailesinin yanına doğru yola çıktı. Bu sırada yaptığı dua Kur’an-ı Kerimde şu şekilde belirtilmektedir:

 

 • Ey Rabbimiz! Ailemden bir kısmını,Senin hürmetli beytinin yanında, namazlarını dosdoğru kılsınlar diye,ekinsiz bir vadiye yerleştirdim. Artık, insanlardan bir kısmının gönüllerini onlara meylettir. Şükretmeleri için onları meyvelerle rızıklandır.

İbrahim 37
 

Bir süre sonra yanlarındaki su tükendi. Çocuğunun susuzluktan kıvrandığını gören Hacer dayanamadı, yardım edecek bir insan ya da su aramaya çıktı. Fakat etrafta kimsecikler yoktu. Safa tepesinden Merve tepesine çıktı, fakat yine bir şey göremedi. Çaresiz bir halde bu tepeler arasında yedi kere gidip geldi. (Bu 7 kere gidip gelme Hac ibadeti içinde de temsil edilir.) Son defa Merve tepesine ulaştığında meleği gördü. Melek, bugün Zem Zem kuyusunun bulunduğu yeri kazdı ve yerden bir su fışkırdı.

 

Hz.Hacer oğlu İsmail ile birlikte orada kalmaya başladılar. Çok geçmeden Cürhümiler adlı Yemenli bir Arap kabilesinden bazı kimseler Mekke’nin aşağı kısmında konakladılar. Bu sırada suyu ve Hz.Hacer’i gördüler. Ondan suyun yakınına yerleşmelerine izin vermesini istediler. Hz. Hacer de suyun kendisine ait olması şartıyla yerleşmelerine izin verdi. Zamanla başka insanlar da gelerek yerleşmeye devam ettiler. Böylece burası bir yerleşim yeri halini aldı ki daha sonra Mekke diye anılacaktı.

 

KURBAN
Hz.İbrahim, oğlu ve hanımını çöle bıraktıktan sonra onlarla bütün alakasını kesmiş değildi. Aksine,zaman zaman ziyaretlerine gelip yanlarında kalıyordu. Hz.İsmail belli bir yaşa ulaşınca,meşhur kurban olayı meydana geldi. Bu olay Kur’an-ı Kerimde şu şekilde anlatılmaktadır:

 

• Oğlu İsmail kendisiyle beraber iş yapacak yaşa gelince İbrahim ona dedi ki: “Oğlum,ben rüyamda seni kurban ettiğimi gördüm. Sen buna ne dersin?” İsmail ise, “Babacığım” dedi. “Sen emr olunduğun şeyi yap. İnşaallah beni sabredenlerden bulacaksın.” 
• İkisi de Allah’ın emrine uydular. İbrahim,kurban etmek üzere oğlunu yere yatırdı.
• O sırada biz nida ettik: “Ey İbrahim!”
• “Sen rüyanda emr olunana uydun. İyilik yapan ve iyi kullukta bulunanları işte Biz böyle mükafatlandırırız.”
• Muhakkak ki bu,ap açık bir imtihandı.
• Ona oğlu yerine büyük bir kurbanlık koç gönderdik.

Saffat 102-107
 

KABE’NİN YAPILIŞI
Zaman geçti, İsmail 30 yaşlarına geldi. Hz.İbrahim’in,30 yıl önce ailesini ıssız bir çöle getirip yerleştirmesinin asıl amacını yerine getirme zamanı gelmişti. Aslında Hz.İbrahim, Allah’ın emri ile ailesini, Hz.Adem tarafından yapılan ve yer yüzündeki ilk ibadet yeri olan mabedin temellerinin bulunduğu yere getirip bırakmıştı.

 

• Şüphesiz ki,insanlar için kurulan, çok mübarek ve alemler için hidayet olan ilk ev Mekke’deki (Kabe)dir. 
Al-i İmran 96

• Hani Biz İbrahim’e Beyt’in yerini göstermiş ve “Bana hiçbir şeyi ortak koşma” diye vahyetmiştik. “Beytimi de tavaf edenler,namaz kılanlar, rüku ve secde edenler için temiz tut. 
• İnsanlara haccı ilan et ki,yaya olarak, yahut uzak yollardan gelen yorgun düşmüş develer üzerinde sana gelsinler. 

Hac 26-27

 

Hz.İbrahim ve oğlu Hz.İsmail ,eski temellere ulaşıncaya kadar toprağı kazmaya devam ettiler. Eski temellere ulaştıklarında, bu temellerin üzerine Kabe’yi inşa ettiler.

 

DUA
Bu sırada yaptıkları duadan da Kur’an-ı Kerim’de şöyle bahsedilir:

 

• “Hani İbrahim ve İsmail Kabe’nin temelini yükseltirken,”Ey Rabbimiz,” diye dua ediyorlardı. “Bu hizmetimizi kabul buyur. Her şeyi hakkıyla işiten de,her şeyi hakkıyla bilen de ancak Sensin.
• Rabbimiz! Bizi her şeyiyle sana teslim olmuş kullar eyle. Neslimizden de Sana itaatkar bir ümmet yarat. Hac ve kurbana ait ibadetlerimizin yolunu bize göster; tövbemizi kabul et. Muhakkak ki, tövbeleri çok kabul eden ve merhamet eden ancak sensin.
• Rabbimiz! Neslimizden,onlara senin ayetlerini okuyacak,kitabı ve hikmeti öğretecek ve kendilerini temizleyecek bir peygamber gönder.Kudreti her şeye galip olan ve kudreti her şeyi kuşatan ancak sensin.”

Bakara 127-129
 

İbrahim (AS)’ın bu duasının sonucunun Muhammed (AS) olduğu Kur’an-ı Kerimdeki şu ayetten anlaşılmaktadır:

 

 • Nitekim kendi içinizden bir peygamber gönderdik ki, size ayetlerimizi okur, sizi inkar ve günah kirlerinden temizler; size Kitabı,hikmeti ve bilmediklerinizi öğretir.

Bakara 151 
 

Hz.Peygamber de,bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuşlardır:

Ben atam İbrahim’in duası,İsa bin Meryem’in müjdesi ve annemin rüyasıyım ki, annem bana hamile iken rüyasında,Şam köşklerini kendisine aydınlatan bir nurun kendisinden çıktığını görmüştü. Zaten peygamber anneleri böyle rüyalar görürlerdi.

Ahmed bin Hanbel (Müsned) 
 

 

Emin Belde ve İlk Mabed...

Mekke ve Kabe  

Mekke şehri nasıl kuruldu?

Kurban!

Kabe nasıl yapıldı?

İki peygamberin duası peygamber...