Cebrail’in İslam’ı Öğretmesi

Hicret’in onuncu yılında, gerçekleşen bir olayı da Hz.Ömer şöyle anlatıyor:

Bir gün biz Allah Resulünün yanında otururken, bembeyaz elbiseli, simsiyah saçlı, üzerinde yolculuk eseri görülmeyen, içimizden hiç kimsenin tanımadığı bir adam çıkageldi. Peygamberin yanında, dizini dizlerine dayayarak oturup avuçlarını dizinin üzerine koydu ve sordu :

- Ey Muhammed! Bana İslam hakkında bilgi ver!
- İslam, Allah’tan başka hiçbir ilah bulunmadığına,Muhammed’in O’nun elçisi olduğuna şahitlik etmen, namaz kılman, zekat vermen, Ramazan Orucunu tutman, gücün yettiği taktirde Kabe’yi tavaf etmendir.
- Doğru söyledin!

 

Adamın söylediklerine hayret ettik. Adam hem soruyor, hem de tasdik ediyordu. Yine sordu:

- İmanın ne olduğunu bildir!
- İman Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, Ahiret gününe inanman, kadere iyisiyle kötüsüyle iman etmendir.
- Doğru söyledin!

 

dedi ve devam etti:

- Bana ihsanın ne olduğunu bildirir misin? 
- İhsan, Allah’a sanki Onu görüyormuşsun gibi ibadet etmendir. Zira sen onu görmesen de O seni muhakkak görür.
- Bana kıyametin ne zaman kopacağını bildirir misin?
- Sorulan kişi,(bu hususta) sorandan daha bilgili değildir.
- Öyleyse alametlerinden bana haber ver!
- Cariyenin kendi sahibesini doğurması ile yalın ayak ve çıplak koyun çobanlarının bina yapmakta yarıştıklarını görmendir.

 

Sonra (adam) çekip gitti. Biraz bekledim, sonra Resulullah buyurdu ki:

- Ey Ömer, o soru soran kimdir, bilir misin?
- Allah ve O’nun Resulü daha iyi bilir.
- O Cebrail’di. Dininizi öğretmek için size gelmişti.