top of page

Medineli Gençlerin Duyduğu Rahatsızlık 

Kalplerini ısındırmak için, İslam'a yeni girenlerden bazılarına fazladan ganimet dağıtılması Medineli bazı Müslümanlar tarafından yanlış anlaşıldı ve hoşnutsuzluğa sebep oldu. Özellikle Medineli genç sahabiler arasında konuşmalar oldu:

- Savaşanlara vermiyor da savaşmayanlara veriyor!
- O Kureyşlilere veriyor da bizlere vermiyor!
- Savaş zamanı geldiği zaman Onun ashabı biz oluyoruz, fakat ganimet bölüşümüne gelince kendi kavmi ve kabilesini önde tutuyor!
- ...

 

Bu konuşmalar Hz.Peygamberin kulağına kadar geldi. Medineli Müslümanların toplanmasını istedi. Medineli Müslümanların hepsi bir araya toplandılar. Hz.Peygamber onlara hitap etmeye başladı:

- Ey Ensar topluluğu! Sizin tarafınızdan söylendiği haberi bana gelen yersiz ve ağır sözlerin sebebi nedir? Bana karşı niçin kalplerinizde kırgınlık duyuyorsunuz? Siz şöyle şöyle mi söylediniz?
- Evet!

 

İleri gelenlerden bazıları ise,

- Ya Resulullah! Bizim görüş sahibi olanlarımız ve ileri gelenlerimiz bir şey söylemediler. Ama gençlerimizden bazıları bunları söylemişler.
- Ey Ensar topluluğu! Sizler, yollarını şaşırmış kimselerken ben sizin yanınıza gelmedim mi? Allah’ın hidayeti Benim vasıtamla size erişmedi mi? Sizler yoksulken, Allah Benim yüzümden sizi zengin kılmadı mı? Sizler birbirinize düşmanken, Allah, kalplerinizi benim yüzümden birleştirip ısındırmadı mı? Sizler parçalanmışken, Allah sizleri benim yüzümden derleyip toparlamadı mı?
- Ya Resulullah! Sen bizi karanlıklar içinde buldun. Allah, bizi senin sayende aydınlığa çıkardı. Sen bizi ateş çukurunun başında buldun. Allah, bizi senin sayende ondan kurtardı. Sen bizi şaşkınlık ve sapıklık içinde buldun. Allah, bizi senin sayende doğru yola kavuşturdu. Biz, Allah’ı Rab, İslam’ı din, Seni de peygamber olarak kabul etmiş bulunuyoruz. Sen ne istersen yap!
- Ey Ensar topluluğu! Sorularıma neden istediğim gibi cevap vermiyorsunuz?
- Sana başka nasıl cevap verelim, ya Resulullah! 
- Vallahi, isteseydiniz, “Sen bize yalanlanmış olarak gelmiştin, biz seni doğruladık. Sen bize terkedilmiş olarak gelmiştin, biz Sana yardımcı olduk. Sen yurdundan sürülmüş olarak bize gelmiştin, biz Seni barındırdık. Sen bize yoksul gelmiştin, biz Sana kendimiz gibi verdik ve baktık” deseydiniz, muhakkak ki doğru söylemiş ve benim tarafımdan da doğrulanmış olurdunuz. Ey Ensar topluluğu! Sizleri, sımsıkı bağlı olduğunuz İslam’a ve sizin için ahirette hazırlanmış bulunan üstün mükafatlara havale edip de, yeni Müslüman olmuş ya da olmak üzere bulunan bazı kimselere, kalplerini İslam’a ısındırmak ve alıştırmak maksadıyla dünyalık verdiğimden dolayı, ne diye kalplerinizde kızgınlık ve üzüntü duyuyorsunuz? Ey Ensar topluluğu! Bir kısım insanlar, aldıkları deve ve koyunlarla çıkıp giderlerken, sizler Allah’ın peygamberi ile birlikte yurdunuza dönmeğe razı değil misiniz?
- Evet, ya Resulullah! Biz buna razıyız!
- Sizler seçkin kimselersiniz, diğerleri ise halktır. Muhakkak ki, sizler benden sonra da başkalarının üstün tutulduğunuzu göreceksiniz! Allah’a ve peygamberine kavuşuncaya kadar buna sabredip katlanın! 
- Sabredip katlanacağız!
- Kıyamet günü sizinle buluşma yerimiz Havuz başı olsun! Benden sonra Bahreyn hasılatının size tahsis edilmesi için Bahreyn’e haber göndereceğim. O sizin için fetihten daha üstündür.
- Ya Resulullah! Senden sonra bize dünya gerekmez!
- Varlığım kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki hicret fazileti olmasaydı, Ensar’dan bir fert olmak isterdim. Ey Allah’ım! Ensar’ın oğullarına, onların oğullarının oğullarına rahmet et!

 

Medineli Müslümanlar hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladılar. Göz yaşları sakallarını ıslattı. Hz.Peygamber de onlarla birlikte ağladı. Bundan sonra Hz.Peygamber konakladığı yere döndü, toplananlar da dağıldılar.

 

bottom of page