Strateji Belirleme  

Hz.Peygamber gece bir rüya gördü. Sabah olunca da gördüğü rüyayı yanına gelen Müslümanlara anlattı:

- Ben bir rüya gördüm ve hayra yordum. Kendimi sağlam bir zırh içinde gördüm. Sonra kılıcımın ağzında bir gedik açıldığını gördüm. Sonra da boğazlanmış bir sığır gördüm.
- Ya Resulallah! Bunları ne şekilde yorumladın?
- Sağlam zırh giymek, Medine’de kalarak savaşmaya işarettir. Kılıcımın ağzında bir gedik açılması, bir zarara uğrayacağıma işarettir. Boğazlanmış sığır ise ashabımın şehid düşmelerine işarettir.

 

Hz.Peygamber, durumu değerlendirmek için Mekkeli ve Medineli Müslümanların ileri gelenlerini toplantıya çağırdı. Hz.Peygamber, biraz da görmüş olduğu rüyadan dolayı, Kureyşli Müşriklerle Medine dışında savaşmayı uygun görmüyordu. Toplantıya katılanlardan görüşlerini açıklamalarını istedi. Toplantıya Medineli münafıkların (inanmadığı halde inanıyormuş gibi görünenler) reisi Abdullah bin Übey de katılmıştı ve Hz.Peygamber ile aynı görüşü paylaşıyordu:

- Ya Resulallah! Medine’de dur, sakın onlara karşı çıkma! Çünkü, biz ne zaman Medine’den düşmanımıza karşı çıkmışsak, muhakkak musibet ve mahrumiyete uğramışızdır. Tersine ne zaman düşmanımız Medine’ye gelerek bizimle savaşmışsa, muhakkak yenilgiye uğramışızdır. Ya Resulallah! Sen onları kendi hallerine bırak. Eğer oldukları yerde kalır, üzerimize gelmezlerse, kendileri için çok kötü ve zararlı bir yerde kalmış olurlar. Eğer üzerimize gelecek olurlarsa, erkekler onlarla yüz yüze savaşırlar. Kadın ve çocuklar da damlardan üzerlerine taş yağdırırlar.

 

Medinelilerin ve Kureyş’in büyüklerinin çoğunun görüşü de bu yöndeydi.

Hz.Peygamber:

- O halde Kureyş müşriklerini, Medine’de bekleyiniz. Kadınlarla çocukları da yüksek evlerde bulundurunuz. Kureyşliler, Medine’ye gelip bize saldırırlarsa, biz de dar yerlerde sıkıştırıp onlarla savaşırız. Dar yerlerde savaşma yöntemlerini biz onlardan daha iyi biliriz. Onları yüksek yerlerden ok ve taşa tutarsınız!

buyurdu.

 

Fakat Bedir savaşında bulunamamış ve şehid olmayı arzulayan daha genç Müslümanlardan bir kısmı Medine dışında savaşmayı arzuluyorlardı:

- Ya Resulallah! Onlar biz Müslüman olmadan önce bile, Medine’de üzerimize yürümelerine izin vermemiştik. İslamiyet devrinde buna nasıl izin verilir!

diye itirazda bulundular. Hz.Hamza, Sa’d bin Ubade gibi sahabenin ileri gelenlerinden bazıları da onları desteklediler.

 

Malik bin Sinan:

- Ya Resulullah! Biz vallahi iki iyilik arasında bulunuyoruz. Bu iyiliklerden birisi: Allah bizi onlara galip kılarsa, onları rezil etmiş ve alçaltmış olur. Bizim için de bir genişlik olur. İyiliklerin ikincisi de, yüce Allah’ın bize şehidlik nasip etmesidir. Vallahi, ya Rasulullah! Bence bu ikisinden hangisi olursa onda hayır vardır!

 

Hz.Hamza:

- Sana kitap indirmiş olan Allah’a yemin ederim ki, rüyanda boğazlanmış gördüğün sığırın temsil ettiği kimselerden biri de benim! Bizi Cennet’ten mahrum etme!

 

İyas bin Evs:

- Ya Resulallah! Kureyş müşriklerinin kavimlerinin yanına dönüp, “Muhammed’i Medine’de kaleler ve evlerinde kuşattık!” demelerini hoş görmem! Hem bu onların cesaretini de artırır. Biz onları karşılayıp kovmazsak, bütün hurmalıklarımızı çiğnerler, ekinlerimizi mahvederler...

 

Haysemi:

- Ya Resulallah! Kureyşliler, çöl araplarından toplayabildiklerini topladılar. Develerine ve atlarına binip meydanlarımıza indiler...Biz onları karşılayıp kovmayacak olursa, çevremizdeki Araplar bize göz dikecek ve üzerimize atılacaklardır. Yüce Allah’ın bizi galip kılması umulur. Eğer ikincisi olursa, Bedir beni ondan uzaklaştırdı ve mahrum etti. Halbuki, ben onu o kadar özlemiştim ki! Benim, Bedir savaşına çıkmak istediğimi duyunca oğlum benimle kura çekişti. Kura ona çıktı ve şehidlikle o nasiplendi. Dün gece rüyamda oğlumu güzel bir surette gördüm: Cennet meyvaları ve ırmakları arasında dolaşıyor ve bana “Cennet’te arkadaşlığa katıl! Ben Rabbimin bana vaad ettiğini gerçek buldum!” diyordu. Vallahi, ya Resulallah! Yaşım çok ilerledi. Kemiklerim inceldi ve zayıfladı. Rabbime kavuşmayı özlemekteyim. Beni, Cennette oğlumun arkadaşlıyla nasiplendirmesi için Allah’a dua et!

 

Hz.Peygamber de Haysemi’nin dileğini yerine getirdi.