Ümmü Ma'bed

Bir çadıra yaklaştılar. Çadır, Ümmü Ma’bed adında bir kadına aitti. Biraz hurma veya et satın almak istiyorlardı. Fakat, Kudeyd'de kıtlık ve kuraklık hüküm sürüyordu. Bu yüzden aradıkları hiçbir şeyi bulamadılar. Hz.Peygamber kadınla konuşmaya başladı:

- Ey Ümmü Ma’bed! Yanında süt bulunur mu?
- Yoktur vallahi! Davarlar kısırdır.

 

Hz. Peygamber, çadırın yakınında duran bir koyun gördü.

- Ey Ümmü Ma’bed! Şu koyun nedir?
- O sürüden geri kalan, güçsüz bir koyun. 
- Benim onu sağmama izin verir misin?
- Eğer sen onda süt bulabileceğine inanıyorsan, sağ!

 

Hz.Peygamber, besmele çekti ve bereket için dua etti. Koyunun memesi süt ile doldu. Getirilen kap ağzına kadar doldu. Önce, Ümmü Ma’bed doyuncaya kadar içti. Akasından da Hz.Peygamber ve arkadaşları kanasıya içtiler. Sonra Hz.Peygamber, koyunu tekrar sağdı ve kabı doldurarak Ümmü Ma’bed’e bıraktı.

 

Hz.Peygamber ve arkadaşları ayrılıp gittikten biraz sonra, Ümmü Ma’bed’in kocası Ebu Ma’bed geldi. Süt dolu kabı görünce çok şaşırdı:

- Bu süt bize nereden geldi? Çadırda süt sağılır hayvanımız yoktu.

 

Ümmü Mabed, olanları kocasına anlattı. Ebu Mabed:

- Sanırım O Mekkelilerin aradığı zat’tır. Ey Ümmü Ma’bed! Eğer kendisine rastlamış olsaydım, arkadaşlığına kabul edilmemi dilerdim.

 

Gerçekten de Hz.Peygamber Medine’ye yerleştikten sonra ziyaretine gittiler ve Müslüman oldular.