Sefer İçin Yardım Yarışı 

Hz.Ömer, bunu şöyle anlatıyor:

Ebu Bekir, beni daha önce geçmişse, ben de onu bugün geçerim” diye içimden geçirerek bağışlayacağım malımı getirip teslim ettim. Hz.Peygamber,

- Ey Ömer! Ev halkına ne bıraktın?
- Sana getirdiğimin yarısını!
Sonra Ebu Bekir de gelip bağışını yaptı. Sanki onu herkesten gizler gibiydi. Resulullah’a usulca verdi. Getirdiği 4.000 dirhem gümüştü. Hz.Peygamber ona da sordu:
- Ey Ebubekir! Sen ev halkına ne bıraktın?
- Onlara Allah ve Resulünü bıraktım.
Hz.Ömer ağlayarak:
- Anam, babam sana feda olsun Ey Ebu Bekir! Hayır yolunda hiçbir yarış yapmadık ki, sen beni geçmiş olmayasın. Artık anladım ki, hiçbir şeyde seni geçemeyeceğim!

 

Hz.Osman, o günlerde bağışın en büyüğünü yaptı. Hiç kimse onun kadar yardımda bulunmadı. O sırada Şam’a bir ticaret kervanı düzenlemiş bulunuyordu. Hz.Peygamber mescidde halka hitap edip ordu için yardım isteyince, Hz.Osman ayağa kalkıp,

- Ya Resulullah! Allah yolunda, sırt çullarıyla birlikte 100 deve vermeyi üzerime alıyorum.

 

Hz.Peygamber, konuşmasına devam etti. Hz.Osman tekrar ayağa kalktı:

- Ya Resulullah! Ben, Allah yolunda, sırt çullarıyla birlikte 100 deve daha vermeyi üzerime alıyorum.

 

Hz.Peygamber, konuştuğu yerden indi. Hayretten elini sallıyordu. Daha sonra da elbisesine doldurup getirdiği bin altını Hz.Peygamberin kucağına döktü. Hz.Peygamber, altınları eliyle evirip çevirirken,

- Ey Allah’ım! Ben Osman’dan razıyım. Sen de razı ol!

diye dua ediyordu.

 

Kadınlar da ellerinden gelen yardımı yapmaktan geri durmuyorlardı. 
Ümmü Sinan El-Eslemi der ki:

- Aişe’nin evinde Resulullah’ın önüne serilmiş bir örtü gördüm ki, üzerinde fildişinden bilezikler, halhallar, yüzükler, küpeler ile Müslümanların savaşa hazırlanması için kadınların gönderdiği bir takım eşyalar vardı.